Pazartesi

Eylül 13, 2009

Cumhuriyet Gazetesi’nin bugün tarinli ekonomi sayfalarındaki haber başlıkları; yandaş basının hükümeti aklayan haberlerini dikkate almazsak; AKP iktidarının ekonomi politikasının iflasını göstermekte. Aslında hiç olmadığını dememiz daha doğru olur: “İhracatın Şampiyonları kriz kurbanı oldu”, “Türkiye’nin IMF’ye borcu artıyor”, “Krizin faturası üreticiye”, “Uzlaşma yok, söz sırası sokakta.”

İki sayfaya yayılmış olan bu başlıklar her şeyin özeti adeta ve  haberlerin davamını okumayı gereksiz kılıyor. Çünkü her şey ortada.

Üstelik krizden çıkış için “alın verin, ekonomiye can verin”  diye her türlü mecrada dönen reklamlardaki gibi çiçek, simit, sakız, oyuncak gibi katma değeri (hele ki alınan çiçeğe fiş kesildiği nerede görülmüş!) düşük, kriz esnasında alımı duracak ilk malları almayı teşvik edenler kriz gerçeğinin maskelenemeyeceğinin farkında değiller mi?


Emperyalizmin ışında yaşanan gerici-faşist değişim

Mart 8, 2009

AKP ve savunduğu dinsel gerici ideoloji bugün örgütlü bir şekilde devleti ve toplumu emperyalizmin desteği ile kendi amaç ve çıkarlarına ve oe emperyalizmen BOP planına uygun hizmet edecek şekilde dönüştürüyor.

Üstelik bu dönüşüm ülkede yaratılan yandaş medyada (ki, iktidarın gücü ile bir şekilde muhalefet unsurlarından arındırılmış olarak) yer alan kabesi iktidar ve F tipi cemaat, secdesi emperyalizm olan eskinin solcusu şimdinin nur tarikatına gönülden bağlı liberal bülbülleri ve kimi satılık gazeteci-yazar-çizer-akademisyen toplumu ve devleti emperyalizmin Ortadoğu ve bulunduğumuz coğrafyaya egemen olup sömürünün devam etmesi için iktidar eliyle uygulamaya koyduğu planlarını var güçleriyle savunmaktalar. Hem de yapılanları, sömürüyü, gericiliği, faşizmi insan hak ve özgürlükleri, demokrasi ve değişim adı altında topluma her gün sahip oldukları medya ve iktidar olanaklarıyla allayıp pullayıp saklayara zehirlemekteler.


AKP’nin Eleştirilere Eleştirel Bakışı

Şubat 26, 2009

AKP’nin ve temsil ettiği ideolojinin; yani dinsel gericiliğin, Siyasal İslamın ne eleştiriye tahammülü var ne de bugün soldan dönme yeni liberallerin sıkça dile getirdikleri “bireysel hak ve özgürlüklere“, eşitliğe.

Özellikle de kendilerinden önceki tüm iktidarları ve de Atatürk dönemini suçlamaları,  küçük düşürmeleri, ne kadar şey yapılmışsa salt kendi hükümranlık dönemine mâl etmeleri; en ufak bir eleştiri ya da muhalefetle karşı karşıya kaldıkları zaman devletin gücünü de kullanarak saldırganlaşmaları dillerinden düşürmedikleri “özgürlükleri biz geliştirdik” söylemi ile çelişmektedir; hatta yerle bir etmektedir.

Güncel örnekler verirsek eğer; 2007 ve 2008, 1 Mayıslarında yaşanan polis terörü her ne kadar sümenaltı edilse de hem hükümet ve kurumlarınca hem de oluşturulan yandaş baınca hâlâ akıllardadır ki, işçiler alanlara sadece “eşit işe eşit ücret, kardeşlik, barış ve birarada yaşama, sömürüye son verilmesi” istekleriyle emperyalizme karşı olduklarını haykırmak için çıkmışlardı.

Bunun yanı sıra kendisine muhalefet eden ve ne gariptir ki, soldan dönme birçok liberal kalemi de bünyesinde barındıran gezetelere sahip Doğan Holding’e verilen vergi cezası da AKP’nin eleştiri ve muhalefete olan anlayışını gözler önüne sermektedir.

Kaldı ki, türbanı da “kadının kimliğini ‘yeniden’ bulması”, kadının özgürleştiğini olarak savunmaları da söylediklerimizi desteklemektedir.


5.

Kasım 3, 2008

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler değil, aslında tüm türkiye gözaltına alınmış; dahası o çok savundukları temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve nefret ettikleri Atatürk’ün Cumhuriyeti gözaltına alınmış, her kesime de gözdağı verilmiştir.


4.

Kasım 3, 2008

<!– @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } –>

Ergenekon soruşturması tamamı ile dinci-faşist siyasi iktidarın yani laik Cumhuriyet ve Atatürkçülüğe düşman, sol ve emekle kavgalı kendisine demokrat AKP’nin emperyalizme hizmetlerini açığa çıakrtan ve kendisine asla da yanaşmayacak olan muhalefeti susturma, yıldırma ve sindirme hareketdir.


3.

Kasım 3, 2008

<!– @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } –>

Ergenekon; yani devlet içinde devletleşip anayasal düzeni ve AKP iktidarını yıkmak için örgütlenen;çetesi soruşturması kapsamında 21 mart’tan sonra ikinci büyük gözaltı dalgası yaşandı ki, gözaltına alınanlar aslında sürekli olarak toplumun gözüönünde olan kişiler: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, ADD Genel başkanı emekli paşa şner Eruygu, ATO başkanı Sinan Aygün, Emekli paşa Hurşit Tolon, Tercüman Gazetesi başyazarı.


2.

Kasım 3, 2008

<!– @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } –>

84 yıllık Cumhuriyet, bugün başta iktidarda olan dinciliği sabit AKP’nin her türlü anlamsızlaştırma ve yıpratma saldırısı altındadır.


1.

Kasım 3, 2008

<!– @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } P { margin-bottom: 0.21cm } –>

Günler acımasızca geçiyo ve zaman, dört bir yanında evrenin ırkımıza, kökenimize konuştuğumuz dile, giyindiklerimize, düşündüklerimize dahi bakmdan, aldırmadan mükemmel, akıcı oyunu için alkış dahi beklemeden ‘perde’ diyor. biz ise oyunun asli parçası olduğumuz halde senaryoyu dahi bilmiyoruz.


138.

Ekim 26, 2008

Türkiye’de Cumhuriyet ve kazanımları ile Atatürk ve devrimlerdir kadına olmayan adını veren. Osmanlıya ve İslam şeriatına, dahası Arap İslamına özlem duyan gericiler ve bunlara, siyasal iktidarlarına destek veren sözde aydınlar, gazeteci-yazar-çizerler milyar nüfuslu İslam coğrafyasına bakarlarsa kadının olmadığını, yok sayıldığını göreceklerdir.


137.

Ekim 26, 2008

Türban dinsel gericiliğin kadını erkek karşısında yok saymasının adıdır, siyasi simgesidir. Kadının köleleşmesidir. Çağdaşlığa, gerçek demokrasi ve özgürlüklere esaslı bir darbedir.


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.